02.29.2024

Alparslan Hoca, Cumhurbaşkanı’nın sözlerine ilişkin: “Memleketi bu hale getirdiniz, şimdi insanları ayetlerle sakinleştirmeye çalışıyorsunuz!”

Alparslan Hoca, Cumhurbaşkanı’nın yaptığı konuşma esnasında Kur’an’dan bir ayet misal vermesi üzerine değerlendirmede bulundu.

Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul Hoca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İslam İş Birliği Teşkilatı Parlamento Birliği toplantısında yaptığı konuşmada “Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de muhakkak ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele.” ayetinin söylemesine ilişkin yaptığı değerlendirmede:

“Ayeti olur olmaz yerde kullanırsan Kur’an’a zulmetmiş olursunuz. Kavga esnasında ayet, hadis söylerseniz o insanların ayeti, hadisi terk etmesine sebep olursunuz. Bunun vebalini taşırsınız. Millet aç, perişan; kadınlar pazara gitmeye, market gitmeye korkuyor. 50 liraya aldığını şimdi 200 liraya alamıyor. Memleketi bu hale getirdiniz. Ayetlerle insanları sakinleştirmeye çalışıyorsunuz, öyle mi? Böyle bir din ya da din böyle kullanılırsa Marks’ın dediği gibi kullanılmış olur. Marks ne demişti? ‘Din halkın afyonudur, insanları dinle, afyonlarla uyuturlar’ demişti. İşte ayetleri, hadisleri böyle kullanırsanız, Marks’ın dediği gibi olmuş olur. Halbuki İslam uyutmaz, uyandırır!” ifadelerini kullandı.

Alparslan Hoca yaptığı açıklamanın tamamında şu ifadeleri kaydetti:

‘Kavga Esnasında Ayet Söylenmez’

“Bir kavga esnasında ayet söylenmez. Karşıdaki adam Müslümanda olsa kavga esnasında Allah korusun ayeti inkâr edebilir, yanlış bir laf söyleyebilir. Biriyle kavga ediyorsanız o anda ayet, hadis söylemeyin. Karşıdaki adam öfkeyle onu inkâr edebilir.

Memleket büyük bir kriz yaşıyor. Ortada ne savaş var ne terör var. Bayağı azalmış vaziyette. O tür saldırılar pek kalmadı. Böyle bir ortamda bir kriz var. Bunun sebebini herkes biliyor. Şu memlekette bugüne kadar yapılmadığı kadar hırsızlık yapıldı. Çok büyük miktarda paralar götürüldü. Hükümetin çevresindekiler acayip derecede zenginleşti. Sorunun buradan kaynaklandığını herkes biliyor. Para bırakmadılar, yediler, bitirdiler. Her şeyi sattılar, yiyip bitirdiler. Bir tek gizli zenginler var. Milyarlarca dolar paralar büyük firmalara akıtıldı. Garantili ihaleler verildi. Mesela köprü yapıyor ve o köprüden kimse geçmese bile devlet ona para ödüyor. Hem de dolar üzerinden. Herkese TL kullanın, paranızı dolara bağlamayın diyenler; kendileri yandaş firmalarına dolarla ihale verdiler. Kendi yandaşlarınıza memleketi teslim ettinizYediniz, bitirdiniz.

‘Hırsızlık, İsraf, Liyakatsizlik, Zulme Sessizlik’

Bir taraftan hırsızlık, bir taraftan israf, bir taraftan liyakatsizlik var. İş, ehil olanlara verilmiyor. Ehil olmayanlar her konuda konuşuyor, her konuda talimat veriyor. Bu aklıma gelen üç tane sebep. Bu üç tane sebep olmasaydı, hırsızlık olsaydı israf olmasaydı, iş ehil insanların elinde olsaydı ama yine böyle bir kriz olsaydı, savaş olsaydı mesela ya da ne bilim çok büyük bir deprem olmuş ve memleket perişan olsaydı derdim ki “Allah’ın imtihanı”. O ayeti o zaman kullanabiliriz. İsraf var, hırsızlık var, ehil olmayan insanlara yetki vermek var, ehil olmayanları idareye getirmek var. Ondan sonra da tabi ekonomik kriz başlıyor.

Bir sebep daha var dördüncü sebebi söylemeyi unuttum. Yıllardır söylüyorum; bu ülkede bunca zulüm yapıldı. Çok insanlara zulüm yapıldı, bu millet sustu. Devlet ve hükümet bu millete bunu yaptılar. Devlet de hükümet de suçlu, bu millet de suçlu çünkü sessiz kaldı. Dördüncü sebep de budur. Şimdi bunlar yokmuş gibi. Sanki savaş olmuş, deprem olmuş, yağmur yağmamış, kıtlık olmuş gibi şeyler söylemek… “Allah bizi imtihan ediyor muhterem kardeşlerim, muhterem vatandaşlarım. Takdiri ilahi” diyorlar. Ya kardeşim şu dört tane sebep ortadayken bütün bunları örtbas etmek için bu ayeti kullanamazsınız. Bu, insanları İslam’dan soğutur. Suçlu Allah mı yani ne diyorsun? Yani bu saydıklarım hiç yok mu? O zaman Allah zulüm mü yapıyor?

Yiyiciler memleketin başında yedikçe yiyorlar. Bir şeyden anladıkları da yok. Her alanda bunu görebiliyorsunuz. Emniyet teşkilatında da adliyesinde de her tarafta bunu görebiliyorsunuz. Ehil olmayan insanlar, her tarafta yetkili ve etkili. Etkili insanlar, ehil olmayan insanlardır. Oranın en yetkilisine bakıyorsun, bir şeyden anlamıyor. Torpille, siyasetle oraya gelmiş. Orada yetişmemiş, tecrübeli bir insan değil. Bu partizancılık, tarafgirliktir. Böyle insanlar her tarafı kapladı. Bunları görmeyip, “Allah bizi imtihan ediyor.” diyeceksiniz. Öyle mi?

 Ayeti olur olmaz yerde kullanırsan Kur’an’a zulmetmiş olursunuz. Biraz önce dedim; kavga esnasında ayet, hadis söylerseniz o insanların ayeti, hadisi terk etmesine sebep olursunuz. Bunun vebalini taşırsınız. Millet aç, perişan; kadınlar pazara gitmeye, market gitmeye korkuyor. 50 liraya aldığını şimdi 200 liraya alamıyor. Memleketi bu hale getirdiniz.

Bedelini Ödeyeceksiniz!

Ayetlerle insanları sakinleştirmeye çalışıyorsunuz, öyle mi? Böyle bir din ya da din böyle kullanılırsa Marks’ın dediği gibi kullanılmış olur. Marks ne demişti? Din halkın afyonudur. İnsanları dinle, afyonlarla uyuturlar demişti. İşte ayetleri, hadisleri böyle kullanırsanız Marks’ın dediği gibi olmuş olur.

İslam insanları uyutmaz uyandırır ama Müslümanlar bu yanlışı yapabilirler. İnsanları   Kur’an’la uyutabilirler. Allah’ın kitabı aslında uyutmaz uyandırır. Bu ayet nerede kullanılır? Mesela diyelim ki birinin başına bir musibet geldi. Diyelim ki eli koptu, Allah etmesin parmağı koptu, gözü kör oldu vb. Dersiniz Allah-u Teala buyuruyor ki: “Ey kullarım ben sizi canınızdan, malınızdan, ürünlerinizden eksilterek imtihan ederim. Sabredenleri müjdele.” Bu ayeti orada söylersiniz o da sabreder.

Sabredersem sevabı var. İsyan edersem günahı var. Bunu orada kullanabilirsiniz. Şimdi millet bu kadar perişanken bu ayeti kullanmak hiç doğru olmamıştır. Memlekette bunca haramlar, bunca zulüm, bunca israf, bunca hırsızlık, bunca liyakatsizlik var. Sanki hiç bunlarla alakası yokmuş gibi o zaman bütün başarısız hükümetler bu ayeti söylesinler, olsun bitsin. Ne güzel, işin kolayını buldular. Ayet başımız gözümüz üzerine ama yanlış yerde kullanıldı. Allah sebeplere göre imtihan ediyor. Tedbirini alman lazım. Tedbirini almamışsın ondan sonra rahat rahat yemişsiniz, içmişsiniz, lüks içinde yaşamışsınız, hiç bu para bitmez zannetmişsiniz. Halbuki Allah size mühlet vermişti. Anlamadınız. Zulüm yapmaya devam ettiniz. Bedelini ödeyeceksiniz!”