04.13.2024

Alparslan Hoca, Koray Sarısaçlı’nın Gün Yüzüne Çıkan Yolsuzluklarını Anlattı: Yıllarca Vergi Kaçırmış!

Alparslan Hoca, emniyete verdiği ilk ifadesini değiştirerek Furkan Gönüllülerine suç isnat eden Koray Sarısaçlı’nın gün yüzüne çıkan yolsuzluklarını anlattı. Yıllarca vergi kaçırarak, naylon fatura keserek milyonlar kazandığı ortaya çıkan Sarısaçlı’nın birçok insanı kandırarak üzerine borç yıktığı öğrenildi.

Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul Hoca, emniyete verdiği ilk ifadesini değiştirerek Furkan Gönüllülerine suç isnat eden Koray Sarısaçlı’nın gün yüzüne çıkan yolsuzluklarını anlattı. 

‘Adam kaçırma’ suçlamasıyla yargılanan 4 Furkan Gönüllüsünden önce şikayetçi olmayıp günler sonra ifadesini değiştirerek ‘silahlı gasp’ iddiasıyla suçlayan Sarısaçlı’nın yıllarca vergi kaçırarak, naylon fatura keserek milyonlar kazandığı ortaya çıktı. Alparslan Hoca, birçok insanı kandırarak üzerine borç yıktığı da öğrenilen Sarısaçlı hakkında öğrendiklerini aktardı:

“Yıllardan beri ödememiş, ödememiş, ödememiş… Bütün borçlarını rüşvetle sümen altı yaptırmış. O borçları sümen altı yapan memurlar da mahkemelik olmalıdır. Onlar hakkında da suç duyurusunda bulunulmalı. Savcılık olaya direkt el koymalıdır.

Birçok hastaneye sahte fatura kesmiş ve onların da başı belaya girmiş, hepsi buna dava açmışlar. Sahte işlerden dolayı kaç tane davası var. Ama hiçbir şey kendi üzerine olmayınca. Malı, resmi nikahı olmayan imam nikahlı karısı üzerine yapıyor, onun kızı üzerine yapıyor. Kız kardeşi var kendinin, suç ortağı, onun üzerine yapıyor. Babasının üzerine yapıyor. Ve hatta bunların dışında başkalarının da üzerine yaptığı şirketler var. 

Mesela bir tanesini söyleyeyim: 

Bir arkadaşa diyor ki; ‘Sana hastaneden hisse vereceğim.’ Şahit ölmemiş. Hepsini konuşturacağım, hepsini izleyeceksiniz. Sana hisse vereceğim, diyor. O da diyor vallahi hocam ben hisse vereceğini zannettim. Yani kâğıt üzerinde gerçek hisse vermez tabii de. Yani öyle senin üzerinde göstermem gerekiyor. O da tamam, diyor. Yani önemsiz bir şey zannediyor.

Sonra hisse değil, şirketin yetkilisi yapmış çocuğu. Haberi yok çocuğun. Önüne kağıtları koymuş, o da imzalamış. Hastaneden bir hisse, %1, binde bir gibi cüzi bir hisse zannediyor. Meğer onu şirketin yetkilisi yapmış. Çocuğun haberi yok. Zaten böyle bu işleri bilen bir çocuk değil. Fakir fukara bir çocuk. Şirketin ş’sini bilmez. Onun üzerine yapmış ve şirket iflas… 850 bin lira vergi borcu çocuğun üzerine kalmış. 

‘Hocam ben ne yapacağım?’ diyor. Bu çocuk yarın maaş alsa SSK’lı olsa maaşına el koyarlar, BAĞ-KUR’lu olsa maaşına el koyarlar. Babasından miras kalsa, parasına el koyarlar. Bu çocuğun hayatı öldü. O parayı verene kadar Maliye bunun peşini bırakmaz. Bu üzerine ne ev ne de araba alabilir. Hiçbir şey alamaz. 

Bu kötülüğü buna yapıyor. Çocuk, onu birkaç gün evvel aramış ‘Abi sen benim başımı belaya soktun. Ben şimdi bunu nasıl ödeyeceğim.’ demiş. ‘Hep ben mi sıkıntı çekeceğim? Biraz da sen sıkıntı çek.’ demiş.

Ya, o niye çeksin senin sıkıntını? Ödemeye niyeti yok yani… Ve birçok şirket bu şekilde başkalarının üstüne. Hiç kendini riske atmaz. Karısını riske atıyor, kendini riske atmıyor. Kızını riske atıyor, kendini riske atmıyor. Kız kardeşini riske atıyor, kendini riske atmıyor. Babasını riske atıyor, kendini riske atmıyor. İşçisini, gariban işçiyi riske atıyor, kendini riske atmıyor!”