05.24.2024

Alparslan Hoca’dan Süleyman Soylu’ya Hukuk Dersi!

Alparslan Hoca, “Hukuk okumaya karar verdim” diyen Süleyman Soylu’ya, sert eleştiri! “Neden okuyacağını anlamadım. Bundan sonra bir şey yaparken biraz daha kitabına uydurarak, kanuna uydurarak yapmak içindir herhalde. Çünkü şu ana kadar yaptıkları şeyler alenen kanunlara aykırı işler.”

Furkan Hareketi Lideri Alparslan Kuytul Hoca, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun; “Bir karar verdim, hukuk okuyacağım. Çekip çekiştirip meseledeki doğruları uzaklaştırmaya çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız” ifadelerini sert bir dille eleştirdi.

“Allah Allah! Hukuk okuyacakmış. Vallahi Hukuk Fakültesini kazanamazsın, kazansan da okuyamazsın o ayrı bir şey. Fakat neden okuyacağını anlamadım. Bundan sonra bir şey yaparken biraz daha kitabına uydurarak, kanuna uydurarak yapmak içindir herhalde. Çünkü şu ana kadar yaptıkları şeyler alenen kanunlara aykırı işler” diyen Alparslan Hoca şu ifadeleri kaydetti:

‘Yaptırdığın Şeylerin Hepsi Hukuk Dışı!’

“Benim Süleyman Soylu’ya tavsiyem; hukuk okuyamazsın, orayı kazanamazsın o gençlikteydi. Her şeyin bir vakti var, o geçti ama hukukçuları dinleyebilirsin. Gerçek hukukçuları, dalkavukları değil. Gerçekten hukuku iyi bilen hocaları dinleyebilirsin, onlara sorabilirsin.

Sen bırak hukuk okumayı da evvela sen şu emniyete kafana göre telefon açıp talimat vermeyi bırak! Yaptırdığın şeylerin hepsi hukuk dışı. Savcının haberi yok, itikafta bize operasyon yaptıklarında, savcıya ifade verdim ve savcıya açıkça sordum: “Savcı Bey, bu yapılan operasyondan haberiniz var mıydı?” dedim. “Yoktu.” dedi, vallahi de billahi de.

“Benim haberim yok” dedi. Hatta bunu açıklayacağımdan da korktu. “Ya şimdi siz çıkarsınız, bunu böyle söylersiniz, işte öyle olmasa.” gibi laflar da etti. Açıklamamdan da korktu hemen ve “Bu tür şeyleri böyle polis kendisi yapar sonra bize haber verir.” diye yuvarladı. Vaziyeti kurtarmaya çalıştı. Öyle bir şey olamaz. Bir gecede 500 kişiye operasyon yapıldığını ben hatırlamıyorum. Varsa da Türkiye tarihinde ya birdir ya ikidir ya da üçtür. Ben hatırlamıyorum. Bu kadar büyük bir operasyon yapılacak ve savcının haberi yok.

‘Hiçbir Manası Olmayan Boş Bir Söz!’

 İçişleri Bakanı hukuk okumayı düşüneceğine zaten hukuk okumuş insanlar var, işi onlara bıraksın, onların işine karışmasın ya da onlara sorsun. “Ben bu camilere Türkiye’de hiç kimsenin yapmadığı bir zulmü yapacağım, itikafta namaz kılan, Kur’an okuyan, tesbih çeken insanlara gecenin saat 2’sinde zulmedeceğim. Savcı bey bizim kanunlar buna müsait mi?” diye sorsaydın savcı da herhalde sana “Böyle bir şey olamaz, cami basılmaz, tarihimizde böyle bir şey yok, böyle bir şey yapamayız” derdi.

Neden hukuk okumak istiyor anlamıyorum. Hedefi, hukuka göre davranmaksa zaten hukuku bilen insanlar var, onlara sorarsın olur biter. Sen bu yaştan sonra zaten o kitapları okuyamazsın, kafana da girmez. Ömründe ilimle mi uğraşmışsın ki? Bu saatten sonra ilim adamı mı olacaksın? Bu işin hocaları var, onlara niye sormuyorsun? Hiçbir manası olmayan boş bir söz.

‘Polisler Allah’ı Unutmuşlar, Hep Bakanı Düşünüyorlar!’

Benimle ilgili de yine açıklama yapmış, cumartesi günü yaşanan olayla ilgili. Bildiğiniz gibi o günkü olay: 5 Ocak Meydanı’nda 100 kadar erkek ve 100 kadar bayan kardeşimiz oradan Atatürk Parkı’na kadar yürüyüp orada bir basın açıklaması yapmak istediler, hepsi bu. Bu bizim normal hakkımız. Anayasada da aynen böyle yazmıyor mu? “Herkes önceden izin almaksızın gösteri ve toplantı yürüyüşü yapma hakkına sahiptir.” (Anayasa’nın 34. maddesi) Onlar da hakkını kullanmak istediler ve yüzlerce polis etraflarını kuşattı.

Akşama kadar orada onları ablukaya aldı. Pazarlık, pazarlık, pazarlık… Neyin pazarlığı bu? Adam hakkını istiyor, sadece hakkını kullanacak. Çünkü Süleyman Soylu talimat vermiş, “Yürütmeyin.” Demiş.  Emniyet mensuplarının ödleri kopuyor. Yürürlerse bakan bizi ne yapar? Allah sizi ne yapacak göreceksiniz. Allah’ı unutmuşlar, hep bakanı düşünüyorlar.

‘Furkan Cemaati Tek Bir Cemaattir! Bilmiyorsan Bil!’

Aslında Bakan’ın konuşmasından anlaşılan şu; bizi şimdiye kadar marjinal grup olarak görüyorlardı, demek ki artık bizi öyle görmez olmuşlar. Gelişme var maşallah. Bizi artık marjinal grup olarak görmüyor, bizim içimizden bir grubu marjinal görüyor. Bizim içimizde iki grup yok sayın Bakan! Biz tek bir cemaatiz, içimizde ikilik, üçlük yok çok şükür. Bilmiyorsan bil! Bir kısmı, bu tarafa doğru gelenler slogan atınca diğerleri öyle o görüşte değiller zannetme! Onlar da geldi, katıldı. Zaten polislerin bu baskısını görünce onlar da geldi, katıldılar.

Benim anladığım şu; yukarıda bizimle ilgili bir tartışma var, yukarıda bir kavga var. Birileri Süleyman Soylu’ya, “Sen yine ortalığı karıştırıyorsun.” demiş besbelli. Çünkü o gün ve ertesi gün (pazar günü) 16-17 yerde basın açıklaması ve yürüyüş oldu. 8-9 tanesinde sorun yok 6-7 tanesinde sorun var, olaylar oldu. Tabii bunlar duyuldu aynı günde 16-17 yerde yürüyüş yapıldı. Tabii internette de bunlar duyuldu. Sanıyorum bu sefer Süleyman Soylu’ya kızanlar oldu: “Sen ne istiyorsun bu adamlardan sürekli bunlara baskı yapıyorsun?

Alparslan Kuytul Hocaefendi’den Süleyman Soylu’ya Hukuk Dersi!

Demek ki yukarılarda kavga var. Benim anladığım; hükümet Türkiye’nin böyle bir ülke olarak görülmesini istemiyor ama Süleyman Soylu’nun umurunda değil. Hükumet oy kaybediyor, umurunda değil. Türkiye, dünyada diktatör bir ülke olarak tanınmaya başlandı. Bu görüntüler sürekli yayınlandıkça Türkiye zor duruma düşüyor.

Hakikaten o görüntüler çok kötü görüntüler. 1000 tane polis koşarak geliyor, bu ne? Savaş mı var? Antep’ten, Mersin’den, oradan, buradan bir sürü polis getirmişler. Adana polisi yetmemiş. Neden, bu neden olabilir? Çünkü Süleyman Soylu, “Yürütmeyin.” demiş mesele bu. Yürümek isteyenleri durdurmazsın. Şöyle yürümezse böyle yürür, öyle olmazsa başka türlü yapar. Bu böyle olmaz sen bunu böyle durduramazsın. Ondan sonra hukuk okuyacakmış.

Al, ben sana hukukun ilk dersini veriyorum! Aç, bak! Anayasa madde 34’e, hukukun ilk dersini al! “Herkes önceden izin almaksızın toplantı ve gösteri yürüyüşü yapabilir.” Hukuk okumana gerek yok, işte bu. Bilmiyorsan bilenlere sor! Türkiye’yi sürekli böyle polis devleti olarak gösteriyor. Süleyman Soylu bu ülkede İçişleri Bakanı olarak kaldığı müddetçe Türkiye polis devleti olmaya doğru gider ve Türkiye tüm dünyada diktatör ve polis devleti olarak tanınır.

“Terörle mücadele ediyorum.” diyerek herkesle mücadele ediyor. Terörle alakası olmayan insanlara da baskı yapıyor. Kimse korkusundan konuşamıyor, kimse bir şey diyemiyor. Verecek bir tane canım var. Korkak korkak yaşayacağıma cesurca ölürüm!”